• Paylaş

    KATEGORİ : GÜNCEL

    Eklenme tarihi : 2017-10-08
  • 10 Ekim Katliamı'nın 2. yıldönümünde Tekin Arslan'ın mezarı başındaydık

    10 Ekim Katliamı’nda ölümsüzleşen İnşaat-İş yöneticisi Tekin Arslan, mezarı başında yapılan törenle anıldı. Tekin Abi’nin ailesi, arkadaşları, İnşaat-İş üye ve yöneticileri, Alınteri okurları, Devrimci Anarşist Faaliyet, HDP Sarıgazi İlçe örgütünün de katıldığı anmaya, İnşaat-İş mezarlık girişinde açtığı “Asla unutmayacağız! Tekin yoldaş ölümsüzdür!” pankartı ve sloganlarla gerçekleştirdiği yürüyüşle katıldı.

     

    Aile ve arkadaşlarıyla mezar başında buluşulduktan sonra anma, İnşaat-İş Başkanı Remzi Yılmaz’ın yaptığı saygı duruşu çağrısıyla başladı.

     

    Daha sonra Yılmaz, Tekin Abi ve diğer ölümsüzleşenlerin acısının çok taze olduğunu belirterek başladığı konuşmasında, onunla birçok eylem ve direniş örgütlediklerini, çok fazla anı biriktirdiklerini vurguladı. Fazla konuşamayacağını ifade eden Yılmaz, sözlerini onların bıraktıkları yerden devam edeceklerine söz verdiklerini belirterek sürdürdü. Onların da ideali olan ortak idealler için mücadeleyi büyüteceklerini söyleyerek, katillerden hesabın onlar gibi barbarca biçimlerle değil, sınıfın kültürü ve yaklaşımıyla er ya da geç sorulacağını kaydetti.

     

     

    Daha sonra Tekin Abi’nin eşi Nebahat Abla kısa ve duygulu cümlelerle acısını, bağlılığını anlattı. “Biz iki yıldır onunla birlikte yaşıyor gibiyiz. Hayatımız o varkenki gibi devam ediyor. Zaman geçtikçe sesi unutulur denir ama biz halen onun sesini olduğu gibi duyabiliyoruz” dedi…

     

    Daha sonra söz alan İnşaat-İş eski Başkanı Mustafa Adnan Akyol, “ben ona yine danışacağım” diye başladığı konuşmasında Tekin Abi’yle ilişkilerini anlatarak, o ve diğer tanıdığı ölümsüzleşenlerden öğrenmeye, danışmaya devam edeceğini ifade etti.

     

    Tekin abinin bacanağı, dostu, arkadaşı söz alarak onun sınıf kimliğiyle devrimci kişiliği bütünleştiren bir insan olduğunu, ücretli bir emekçi olarak yaşadığını, yarın gibi kaygılara saplanmadan mücadelenin ihtiyaçlarından asla kopmadığını, İnşaat-İş’le de çocuğuymuş gibi ilişkilendiğini, sendikanın eylemlerinde yer alabilmek için geceleri mesai yaptığını, Kobanê’ye gitmeyi çok istediğini fakat bunu yapamasa da orası için sendikanın başlattığı kampanyaya canla başla katıldığını anlattı.

     

     

    Anma Tekin Abi’nin sevdiği “İşçilerin hepsi vardı siperlerin başında” şarkısının bir bölümünün söylenmesi, Güneşi İçenlerin Türküsü şiiri ve sloganlarla sona erdi.