• Paylaş

    KATEGORİ : GÜNCEL

    Eklenme tarihi : 2017-10-08
  • Ölümsüzleşmesinin 2. yıldönümünde Serdar Ben yoldaşın mezarı başındaydık

    10 Ekim Katliamı’nda ölümsüzleşen yoldaşlarımızdan Serdar Ben’i, Mavişimizi bugün mezarı başında yapılan törenle selamladık. Maviş yoldaşın ölümsüzleşmesinin üzerinden 2 yıl geçmiş olmasına rağmen acısını tüm tazeliğiyle hissettiğimiz anma, mezarlık girişinde açılan Alınteri imzalı, “Komünist önder Serdar Ben ölümsüzdür!” pankartının arkasında gerçekleşen yürüyüşle başladı. 

     

    İnşaat-İş Sendikası üyesi işçilerin de önlükleriyle katıldıkları anmada, “Serdar yoldaş ölümsüzdür!”, “Maviş yoldaş ölümsüzdür!”, “Katillerden hesabı emekçiler soracak!”, “Katillerden hesabı sorduk, soracağız!” sloganları haykırıldı. 10 Ekim’de katledilen altı İnşaat-İş üye ve yöneticisinin söylenen isimleri “yaşıyor!” haykırışıyla karşılandı.

     

     

    Mezar başına gelindiğinde Serdar yoldaşın annesinin ve ablalarının yüreklere işleyen ağıtları yükseliyordu. “Küçüğüm, yaralım, abin Hasan’ın yanına mı gittin”, “Yaralarına dokunamadım”, sözleriyle dile gelen acılar, anmaya katılan hemen herkesi sarıp sarmaladı.

     

    Anma, susmayan ağıtlar arasında şiirle de birleşen saygı duruşuyla başladı. Hemen ardından Maviş yoldaşla birlikte İMES’te, tersanelerde, fırın işçileri arasında faaliyet yürütmüş şimdi de onun bıraktığı yerden şantiyelerde devam eden yoldaşı ve aynı zamanda İnşaat-İş Örgütlenme Sekreteri Yunus Özgür bir konuşma yaptı. Daha söze başladığı anda boğazı düğümlenen Özgür, "İki yıl geçti, yüreğimizde yaralar açılalı. Bu yaralar zaman içinde kabuk bağlar, ama asla kapanmaz. Onlarla yaşadıklarımızı, onların anıları her aklımıza geldiğinde o yaralarımız kanar. Biz sadece bu zaman içinde acılarımızı yönetmeyi öğreniyoruz. Yoksa zamanın hiçbir şeye ilaç olduğu yok." sözleriyle başladığı konuşmasında, Maviş’i değerli kılan, acıyı böylesine taze tutan şeyleri anlatmaya çalıştı.

     

     

    Ölümsüzleşen her bir yoldaşın çok değerli olduğunu, ama Serdar Ben’in mücadeleyle kurduğu ilişki ve harcadığı emeklerin bu dönemin özellikleriyle birlikte düşünüldüğünde bir yere oturduğunu vurguladı. Onu değerli kılanın gerçekleştirmeye çalıştığımız idealler uğruna harcadığı emek olduğunun altını çizdi.

     

    Serdar’ı anlatmak üzere söz alan yoldaşı boğazında düğümlenen sözlerle konuşmasını daha fazla ilerletemedi.

     

    Annenin hiç susmayan ağıtlarıyla yoldaşlarının birbirine karışan hıçkırıkları çoğunluğu Serdar’ın çocukluk arkadaşlarından oluşan Kutup Yıldızı müzik grubu elemanlarının seslendirdiği Yürüyüş Marşı parçasıyla harmanlandı.

     

    Sloganlarla sonlandırılan anmaya, Devrimci Anarşist Faaliyet, ESP, Dersim Dernekleri Federasyonu temsilcileri de katıldı.