• Paylaş

    KATEGORİ : GÜNCEL

    Eklenme tarihi : 2017-10-08
  • 10 Ekim Katliamı'nın 2. yılında İsmail Kızılçay yoldaşın mezarı başındaydık

    İsmail Kızılçay yoldaşa sözümüz mücadeleyi büyütmek. 10 Ekim 2015 yılında AKP-IŞİD işbirliğiyle gerçekleştirilen katliamda ölümsüzleşen İsmail Kızılçay yoldaşımızı katliamın 2. yılında mezarı başında andık.

     

    Öğlen saatlerinde Tosya’nın Aşşağı Kayı Köyü’nde yapılan anmaya, Ethem yoldaşın ailesi, Avukat Kazım Bayraktar, KHK ile ihraç edilerek işten atılan ve ihraçlara direnerek cevap veren Mahmut Konuk, Kızılçay’ın yoldaşları, dostları, akrabaları katıldı.

     

    İsmail yoldaşın mezar başında yapılan anma mezarlığa giderken, “Komünist işçi İsmail Kızılçay ölümsüzdür!” yazan Alınteri imzalı pankartın açılması ve yürüyüşle başladı. İsmail yoldaşın mezarı başına gelindiğinde “İsmail Kızılçay ölümsüzdür!”, “Serdar yoldaş ölümsüzdür!” sloganları atıldı. Sloganların ardından İsmail yoldaş şahsında 10 Ekim’de ve mücadele ederken ölümsüzleşenler için saygı duruşuyla devam edildi.  

     

     

    Saygı duruşunun ardından ilk olarak Alınteri temsilcisi kısa bir konuşma yaptı. Konuşmada şunlar belirtildi:

     

    Biz 10 Ekim katliamının 2. yılında yine İsmail yoldaşın mezarı başındayız. Biz buraya onu anmaya gelmedik. Çünkü İsmail yoldaş biz mücadeleye devam ettiğimiz, örgütlülüğümüzü genişlettiğimiz, mücadele içinde aldığımız her saniyede, her nefes alış-verişimizde bizimle birlikte yaşıyor.

     

    Çelik aldığı suyu unutmaz. İsmail yoldaş da mücadele geleneğinden aldığını, öğrendiğini örgütlü kararlılığı ve bilinciyle, mücadeledeki pratiğiyle gösterdi. O, her alanda örgütlü çalışma yapmak gerektiğini pratik yaşamında birçok derneğe üye olarak, sendikal faaliyetlere katılarak bize öğretti.

     

    Bizler onlardan öğrendiklerimizi ileriye taşıyarak, mücadelemizi ve örgütlülüğümüzü büyütüp, genişleterek hesap soracağız. Bizler insanlığın kurtuluşunun devrim ve sosyalizmde olduğuna inanıyoruz. Bu uğurda mücadeleye devam ederek İsmail yoldaşı ve diğer ölümsüzleşenleri yaşatabiliriz. Onlar bizim mücadelemizde rehber olacaklar.

     

    Avukat Kazım Bayraktar ise, 10 Ekim Katliamı duruşmalarının seyrini anlatarak, dava dosyaları incelendiğinde katillerin sadece alana gelen iki canlı bombadan ibaret olmadığının görüldüğünü vurguladı. Katliamın olmasında güvenlik ihmalinde katkısı olanların, en üst yetkilisinden en alt görevlisine kadar hepsinin sorumluluğu bulunduğunu belirtti.

     

     

    Bayraktar konuşmasında hesap sorma alanlarının sadece duruşma salonları olmadığını, gerçekleri gözler önüne sermenin de azimli bir mücadele gerektirdiğini ifade ederek sözlerine asıl ölümsüzleşenlerin mücadelelerini büyütmenin hesap sormak olduğuna vurgu yaparak son verdi.

     

    İnşaat İşçileri Sendikası adına konuşan Kadir Kurt ise şunlara vurgu yaptı:

     

    İnşaat İşçileri Sendikası olarak bizler Ankara'da gerçekleşen mitinge; şantiyede akıttığımız tere sahip çıkma mücadelemizi, bir halkın özgürlük talebi ile birleştirmek niyetiyle katıldık. Kürt halkının barış sesini çığlığa dönüştürmek istemiştik. Fakat bizim barış talebimize bombalarla yanıt verenler bizlerden altı canımızı aldı. En diri yanımızı, en mücadeleci, en kavgacı yanımızı toprağa bıraktık. Bizlerin sadece barış talebine değil, şantiyelerde yaratmak istediğimiz mücadeleye olan tutkumuza da bombalarla cevap verdiler. Fakat nasıl ki sendikamızın onur üyesi Ethem Sarısülük'ü katlettiklerinde bizim tutkumuzu yok edemedilerse, İsmail'i, Serdar'ı, Tekin'i, Erol'u, Tayfun'u ve Gazi'yi aldıklarında da yok edemeyecekler. Keza öyle de olduğuna inanıyoruz. Şimdi en kavgacı parçamızın yanındayız. Bizlere bıraktıkları mücadele hafızasının bu yanımızı tekrar şantiyelerden filizlendirecek kadar güçlü olduğundan şüpheniz olmasın. Bir barikatın en önünde filizleniyor bu parçamız. Bir şantiyede, bir direnişte filizleniyor topraktaki kavgacı yanımız.

     

    Altı arkadaşımızın mücadeleye olan inançları bizlere ışık tutacaktır, şantiyelerdeki kavgamızın rehberi olmaya devam ediyor, edecektir de.

     

    KHK ihracına karşı direnişle cevap veren Mahmut Konuk konuşmasında İsmail yoldaşın komünist kişiliğine vurgu yaparak, onun her direnişte, her mücadelede yanlarında olduğunu; örnek bir devrimci ve komünist kişiliği ve mücadeleyi herkese anlatmak, ileriye taşımak gerektiği, bunun onları yaşatmak anlamına geldiğini kaydetti, "Bize düşen de budur.” dedi.

     

     

    Anma İsmail yoldaşın arkadaşlarının yaptığı konuşmalardan sonra anma sonlandırılarak az ötesinde bulunan Aslan Tel yoldaşın mezarına gittik. Burada da yapılan konuşmalar ve anlatımlardan sonra İsmail yoldaşın köyde bulunan ailesinin evine giderek sohbet ettik.

     

    Aileyle yapılan sohbetlerin ardından akşamüzeri Ankara’ya dönmek üzere yola çıktık.